Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinde enflasyonun düşmeye devam etmesini beklerken olası kredi notu artışında belirleyici olacak koşulları açıkladı. S&P ayrıca cari açığın büyümesi ve hane halkının yeniden dövize yönelmesinin Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Kuruluş, Nisan’daki değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B”, görünümünü ise “durağan” olarak teyit etmişti. S&P, 16 Ekim’de beklenen kredi notu kararını açıklamazken mevcut not ve görünümün geçerliliğini koruduğunu bildirdi.
S&P Global Ratings’in Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov, dezenflasyonun beklentilerden güçlü gerçekleşmesinin kredi notunu destekleyebileceğini, ancak döviz rezervlerinin yeterliliği ve Türk lirasına duyulan güvenin de kritik önem taşıdığını söyledi.
ÇİFT HANELİ ENFLASYON DAHA GERÇEKÇİ
Vartapetov, Türkiye’de dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklediklerini belirterek tek haneli enflasyon hedefini iddialı, düşük çift haneli seviyeleri ise daha gerçekçi bulduklarını ifade etti.
TCMB’nin uluslararası rezervlerini artırmayı sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Vartapetov, hane halkının tasarruflarını döviz yerine Türk lirasında tutmaya devam etmesinin ve ekonomi politikalarında ani değişiklikler yaşanmamasının daha yüksek kredi notuyla uyumlu olacağını kaydetti.
POLİTİKA FAİZİNİ YILSONU YÜZDE 35 BEKLİYOR
Vartapetov, politika faizinin yıl sonunda en az yüzde 35 seviyesinde olmasını beklediklerini, 2027’de de indirimlerin sürebileceğini belirtti. Ancak bu tahminlerin başta petrol olmak üzere enerji fiyatlarının seyrine bağlı olduğunu vurguladı.
S&P, Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı enerji fiyat şokunun Türkiye’nin manşet enflasyon tahminini yaklaşık 7 puan yükselttiğini bildirdi. Buna karşılık iç talepteki zayıflamanın şirketlerin maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına yansıtmasını zorlaştırdığına dikkat çeken Vartapetov, hizmet enflasyonunda da yavaşlama işaretleri görüldüğünü söyledi.
Para politikasının ekonomi üzerindeki etkilerinin belirginleştiğini ifade eden Vartapetov, küresel enerji fiyatları ve dış koşullar nedeniyle Merkez Bankasının temkinli duruşunu sürdürmesi gerekebileceğini belirtti.
KURULUŞTAN 2026 VE 2027 TAHMİNLERİ
S&P Global Ratings, Türkiye’de ortalama enflasyonun 2026’da yüzde 30,9, 2027’de ise yüzde 21,7 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Kurum, ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3 düzeyinde kalacağını, 2027’de ise yüzde 3,7’ye yükseleceğini öngörüyor.
Para politikasına ilişkin tahminlerinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yıl sonuna kadar faiz indirimlerine devam edebileceği, politika faizinin 2026 sonunda en az yüzde 35 seviyesinde olacağı ve indirimlerin 2027’de de süreceği belirtiliyor.
FONLARDAN ÇIKAN PARA BANKALARA YÖNELDİ
Vartapetov, Türkiye’de bazı yatırım fonlarının geçen ay başlayan tasfiye sürecinin finansal piyasalara geniş çapta yayıldığına ilişkin güçlü bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Söz konusu fonlardan çıkan paranın TL cinsinden banka mevduatlarına yöneldiğini belirten Vartapetov, bunun TL’ye güven açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti. Bununla birlikte soruşturmanın devam ettiğini, yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağının ve sürecin güven üzerindeki olası etkilerinin izlenmesi gerektiğini kaydetti.

