İş ararken suç örgütünün içine düşmeyin!

Şirket tanıdık, ilan profesyonel, karşıdaki kişi kendisini insan kaynakları uzmanı olarak tanıtıyor. Ancak veriler, tehlikenin boyutunu gözler önüne sererken, dolandırıcıların kullandığı yöntemler değişti ve öylesine inandırıcı hale geldi ki adaylar karşı karşıya oldukları riski fark etmekte güçlük çekiyor. Şikâyetvar verileri ve uluslararası ABD merkezli Better Business Bureau (BBB) araştırma şirketi de aynı bilgileri paylaşıyor. Detaylar ise endişe verici boyutta…

Sedat YILMAZ
Editör
5 dk'da Okuyabilirsiniz

İnternette dolandırıcıların hedef aldığı alanlara her geçen gün yenileri eklenirken, iş arama süreci de bu yöntemlerin yeni hedeflerinden biri haline geldi.

İş görüşmesi sandığınız olay, aslında bir dolandırıcılık senaryosunun ilk adımı olabilir. Son dönemde giderek yaygınlaşan bu yöntemle iş arayanlar, gerçek şirket isimleri ve profesyonel görünen ilanlarla kurulan tuzaklara çekiliyor.

Bir iş ilanı görüyorsunuz. Şirket tanıdık, ilan profesyonel, karşıdaki kişi kendisini insan kaynakları uzmanı olarak tanıtıyor. Kısa bir yazışmanın ardından görüşme tarihi belirleniyor. Her şey normal görünüyor. Ancak birkaç adım sonra sürecin sandığınız kadar masum olmadığını fark ediyorsunuz.

TEHLİKENİN BOYUTLARI ÇOK BÜYÜK

ABD merkezli Better Business Bureau (BBB) araştırma şirketi tarafından paylaşılan verilere göre, 2025 yılında yaklaşık 25 bin kişi iş bulma dolandırıcılığına maruz kaldığını bildirdi. BBB, ABD ve Kanada’da faaliyet gösteren, işletmeler ile tüketiciler arasında güveni artırmayı amaçlayan kâr amacı gütmeyen özel bir kuruluş. BBB’nin 2026 tarihli güncellemesine göre, istihdam dolandırıcılığı bildirimleri bu yıl da benzer şekilde görülüyor.

Türkiye’de de bu tür dolandırıcılıkta örnekler her geçen gün artıyor. Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Türkiye’de iş bulma ve ek gelir elde etme ihtiyacının dolandırıcılar tarafından istismar edildiğini belirterek, önemli bilgiler paylaştı.

ÜLKEMİZDE TABLO DİKKAT ÇEKİYOR

Türkiye’de sahte iş ilanı dolandırıcılıklarına ilişkin kapsamlı ve güncel bir toplam veri bulunmadığını belirten Osman Demircan, ancak buna karşın farklı vakaların sorunun boyutuna ilişkin önemli göstergeler sunduğunu ifade etti.

Şikâyetvar’ın Nisan 2025’te kamuoyuna aktardığı verilere göre evde paketleme ve benzeri ek iş vaatleriyle ilgili dolandırıcılık şikâyetlerinin 33 bini aştığını belirten Demircan, bu rakamın dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Söz konusu sayının platforma ulaşan şikâyetleri ifade ettiğini, 2025 yılında gerçekleşmiş ve adli olarak doğrulanmış 33 bin ayrı vaka anlamına gelmediğini de vurguladı.

Mayıs 2025’te İzmir merkezli bir soruşturmada yaklaşık bin kişinin evde iş vaadiyle toplam 100 milyon lira dolandırıldığı yönündeki tespitlerin de ulusal basına yansıdığını hatırlatan Demircan, “Türkiye’de de iş bulma ve ek gelir elde etme ihtiyacının istismar edildiğini somut vakalarda görüyoruz” dedi.

DOLANDIRICILIKTA YENİ DÖNEM

Sahte iş ilanları aslında yeni bir yöntem değil. Ancak dolandırıcıların kullandığı araçlar ve adaylara yaklaşma biçimleri değişti. Geçmişte kötü yazılmış metinler, yazım hataları, düşük kaliteli görseller veya amatörce hazırlanmış ilanlar şüphe uyandırırken, bugün aynı işaretler her zaman bulunmayabiliyor.

Dolandırıcıların herkese aynı ilanı göstermediğini belirten Osman Demircan, hedeflemede kişinin yaşından çok içinde bulunduğu koşulların öne çıktığını anlattı. Öğrenci veya yeni mezuna deneyim gerektirmeyen uzaktan iş, evden çalışmak isteyen bir kişiye paketleme işi, deneyimli bir çalışana ise yüksek ücretli danışmanlık teklifi sunulabiliyor.

BİLGİLERİNİZ KULLANILABİLİYOR

“Çoğu zaman dolandırıcının kapsamlı bir kişilik analizi yapmasına da gerek kalmıyor. ‘İş arıyorum’ şeklindeki bir paylaşım, mezuniyet bilgisi, meslek, ilan gruplarındaki yorumlar veya görüşme sırasında verilen cevaplar önemli ipuçları sağlayabiliyor. Yapay zeka da bu bilgileri kullanarak mesajın dilini ve teklifin içeriğini kişiye uyarlamayı kolaylaştırabiliyor” diyen Demircan, uzun süredir iş arayan kişilerin fırsatı kaçırma endişesinin de dolandırıcılar tarafından kullanılabildiğini söyledi.

Demircan, bunun mağdurun yalnızca dikkatsiz davranmasıyla açıklanamayacağını belirterek, “Kişinin ihtiyacının sistemli biçimde istismar edilmesi söz konusu olabiliyor. ‘Buna gerçekten ihtiyacım var’ düşüncesinin yoğunlaştığı dönemlerde, dolandırıcının oluşturduğu acele ettirme baskısı daha etkili hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.

ÖNCE KÜÇÜK BİR ÖDEME, SONRA MASRAFLAR

Sahte iş ilanlarının maddi boyutunda ise çoğu zaman doğrudan yüksek miktarda para talep edilmiyor. Bunun yerine küçük ve makul gösterilen bir ödeme ile süreç başlatılabiliyor. Kayıt, güvence, malzeme, kargo, sigorta veya vergi gibi gerekçelerle para istenebiliyor. Aday ödeme yaptıktan sonra ise yeni bir masraf ortaya çıkabiliyor.

Osman Demircan, “Kişi ilk ödediği parayı kaybetmemek için ikinci, sonra üçüncü defa ödeme yapabiliyor. Dolandırıcı burada hem işe kavuşma umudunu hem de daha önce ödenen parayı kurtarma isteğini kullanıyor” dedi.

İş arama sürecindeki risk yalnızca para göndermekle sınırlı değil. Adayın özgeçmişi üzerinden adres, doğum tarihi, kimlik bilgileri, banka bilgileri ve hesap giriş bilgileri gibi çok daha kapsamlı veriler de toplanabiliyor.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir