Uzmanlar yılsonu ve 2027’nin ilk çeyreğinde altın fiyatlarında yükselişin olacağını öngörüyor.
Küresel piyasalarda yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları tırmandırması, ABD Doları’nın değer kazanması ve tahvil getirilerindeki tırmanış altın fiyatları üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Bu gelişmelerle birlikte üst üste üçüncü işlem gününde de satıcılı bir seyir izleyen ons altın, 4.114 dolar seviyesine çekildi. Uluslararası ons altın fiyatları ve dolar/TL kurundaki hareketlerin yanı sıra fiziki taleple şekillenen yurt içi altın piyasasında ise gram altın, 6.559 TL satış seviyelerinden işlem görüyor. Piyasalarda tüm gözler ABD Merkez Bankası’nın (FED) önümüzdeki hafta vereceği faiz kararına ve açıklanacak kritik enflasyon verilerine çevrilmiş durumda.
GERİLİMLER ENFLASYON ENDİŞELERİNİ BESLİYOR
Orta Doğu ve Doğu Avrupa’daki jeopolitik risklerin yanı sıra İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini sürdürmesi, enerji arzına yönelik belirsizlikleri canlı tutuyor. Petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyonun uzun süre yüksek kalmasına yol açabileceği değerlendirilirken, bu durum merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre koruyacağı beklentisini güçlendiriyor. Faiz getirisi sunmayan altının cazibesi, yüksek faiz ortamının etkisiyle zayıflıyor.
FED’DEN ARALIK’TA YENİ BİR FAİZ ARTIŞI
Gelecek hafta açıklanacak ABD Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi ile FED’in 27-28 Ekim tarihlerindeki para politikası toplantısı yatırımcıların odağında yer alıyor. Eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 bandına çeken FED’in, Ekim toplantısında pas geçme olasılığı fiyatlanıyor. Buna karşın piyasalar, Aralık ayında yeni bir faiz artışı bekliyor. Bazı önde gelen finans kuruluşları ve analistler is ekim ayında da sürpriz bir faiz artışı gelebileceğini öngörüyor.
4000 DOLARDA DOĞAL BİR TABAN OLUŞTU
Yatırımım Trader CEO’su Candaş Atalay, altının sene başındaki 5.600 dolarlık tarihi zirvesinin ardından yaşadığı süreci ve piyasadaki son gelişmeleri değerlendirdi. Yaşanan gerilemenin kıymetli metalin uzun vadeli görünümünde temel bir bozulmaya işaret etmediğini belirten Atalay, durumun yatırım sermayesi için giderek artan rekabet ortamından kaynaklandığını vurguladı.
Altın fiyatlarının ons başına 4000 dolar seviyesine yaklaştığında kurumsal yatırımcıların piyasaya düzenli olarak geri döndüğünü gözlemlediklerini belirten uzman, altında 4000 doların doğal bir taban olduğunu kaydetti.
ALTINDA GÜÇLÜ BİR DESTEK VAR
Candaş Atalay, piyasalardaki mevcut tabloya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: Altının sene başında 5600 dolarlık tarihi zirvesi sonrası yaşadığı düzeltmenin ardından yükselişini sürdürememesinin, kıymetli metalin uzun vadeli görünümündeki temel bir bozulmadan ziyade yatırım sermayesi için yaşanan rekabet ortamının giderek arttığını söyleyebiliriz. Yatırımcılar giderek hisse senetleri, kripto paralar, enerji ve diğer emtialardaki fırsatlara yönelirken yüksek tahvil getirileri de altın gibi getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini artırdı. Altın fiyatlarında belirli seviyelerde güçlü bir destek ulaştı” ifadelerini kullandı.
ORTA DOĞU’DAKİ JEOPOLİTİK RİSKLER
Küresel belirsizliklerin ve Orta Doğu’da süregelen gerilimin altın üzerinde karmaşık bir baskı yaptığını belirten Atalay, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
Orta Doğu’da devam eden çatışmaların yatırım talebinin yeniden canlanmasının önündeki önemli engellerden biri ve yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu artırarak, ABD dolarını güçlendirerek ve merkez bankalarının sıkı para politikalarını sürdüreceği beklentisini pekiştirerek kıymetli metaller için karmaşık bir ortam oluşturuyor.”
ABD SEÇİMLERİ SONRASI ÇATIŞMALARA DİKKAT
ABD’deki siyasi gelişmelerin ve ara seçim sonrasının kritik bir risk unsuru olduğunu vurgulayan Atalay, şunları ekledi:
“Altın için en önemli risklerden biri, ABD’deki ara seçimlerin ardından çatışmaların yeniden tırmanması. Böyle bir gelişme, enerji kaynaklı enflasyonun uzamasına ve para politikası beklentilerinin yüksek kalmasına neden olabilir. Bu da altın yatırımcısı için daha uzun süreli yıpratıcı bir dönemin olasılığını giderek arttırıyor.”
YIL SONU BEKLENTİSİ VE 2027 PROJEKSİYONU
Tüm olumsuz başlıkların yanında mevsimsel unsurların fiyatları destekleyebileceğinin altını çizen Candaş Atalay, önümüzdeki döneme dair iyimser beklentilerini ve hedef rakamlarını şu sözlerle paylaştı:
“Tüm bu olumsuz koşullara rağmen yılın son aylarında mevsimsel fiziki talebin fiyatlara ek destek sağlayacağını düşünüyorum. Kasım – Aralık – Ocak döngüsünde Çin ve Hindistan gibi pazarlarda mevsimsel alımların fiziki yatırım talebini canlandırmasını bekliyorum. Bu yıl için ons altının 4600 dolar üzerinde yılı kapatması ciddi bir başarı hikâyesi olacaktır. Altın 2026 yılında 4600 dolar üzerinde kalmayı başarırsa 2027 İlk çeyreğinde 5300 dolar hedefinin kuvvetli bir olasılık olmaktan ciddi bir realiteye dönüştüğünü görebiliriz.”


