Türkiye’deki mevcut ekonomik şartların serbest dalgalı kurun uygulamasına imkan vermediği belirtiliyor. Uluslararası pazarlarda ülkelerin para birimlerinin değerleri yurt içinde ya da dışarıda arz talep doğrusunda belirlenmesine denilen serbest dalgalı kur sistemine Türkiye’nin ekonomik yapısının hazır olmadığı gözleniyor.
Döviz fiyatının piyasadaki alıcı ve satıcıların işlemlerine göre kendiliğinden belirlendiği, merkez bankalarının kura doğrudan müdahalede bulunmadığı ve döviz kuruna yönelik bir devlet politikasının bir baskı aracı olarak kullanılmadığı değişken kur uygulaması diye de adlandırılan serbest dalgalı kur sisteminin Türkiye şartlarına uymadığı düşünülüyor.
ENFLASYON YÜKSEK, BEKLENTİLER ÇIPALANMIŞ DEĞİL
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara’da gazetecilere yaptığı açıklamada, ideal olarak daha düşük bir enflasyon oranı, daha sağlam şekilde çıpalanmış enflasyon beklentileri ve döviz piyasasında iki yönlü hareket görmek istediklerini söyledi.
Şimşek, “Enflasyon hâlâ yüksek ve enflasyon beklentileri henüz çıpalanmış değil. Orta Vadeli Programı hazırlarken her zaman nötr bir reel döviz kuru varsayıyoruz. Biz döviz kuru üzerine tahmin yürütmüyoruz” ded.
Şimşek, 2027 sonu için belirlenen yüzde 21’lik enflasyon hedefiyle ilgili olarak, “büyük ölçüde merkez bankası modellerine güvendiklerini” söyledi. Bu hedefin daha gevşek bir para politikasına işaret ettiği yönündeki değerlendirmeleri reddeden Şimşek, “Bu tür söylemleri kimin ürettiğini bilmiyorum” şeklinde konuştu.
DIŞ KAYNAĞA İHTİYAÇ DUYMAYAN SİSTEM
Serbest kur sistemi uygulanan ülkeler dış pazardan gelen ani değişimler karşısında dayanıklı oluyor. Kurların serbest olması nedeniyle işlek olan döviz piyasasında döviz olası her duruma karşı uyumluluk gösteriyor. Dış ticaret konusunda rekabet kaynaklı kayıplar yaşanmıyor. Ekonomide denge sağlandığı için de dışarıdan bir kaynağa ihtiyaç duyulmuyor. Ancak serbest kura bağlı ekonomilerde riskler artabiliyor. Ticari ve finansal tüm işlemlerde azalmalar görülebiliyor. Bu sistem uygulandığında firmalar ve bankalar kur yükseldikçe zarara uğrayabiliyorlar.
İHRACAT KONUMUNU KORUYOR
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın Temmuz ayında yıllıklandırılmış 40,7 milyar dolara seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, ihracatçıların küresel ticaretteki belirsizlik ve maliyet baskılarına rağmen konumunu koruduğunu ifade etti.
Şimşek, küresel ticarette belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı dönemde ihracatçıların ürün ve pazar çeşitliliği, güçlü üretim altyapısı ve değişen koşullara hızlı uyum kabiliyetiyle küresel pazarlardaki konumunu koruduğunu belirtti.
Hizmet ihracatının dirençli seyrinin de dış dengeyi desteklediğini kaydeden Şimşek, önümüzdeki dönemde ihracatçıların rekabet gücünü artıracak adımlar atmaya devam edeceklerini bildirdi.
Şimşek, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi güçlendirecek yapısal dönüşüm politikalarının sürdürüleceğini belirterek, bu sayede küresel ticaretteki dönüşüm ve jeopolitik gelişmelere karşı rekabet gücü ile tedarik güvenliğinin daha da güçlendirileceğini kaydetti.

