27 Ağustos Perşembe günü spot altının ons fiyatı gün içerisinde 4.630 dolar seviyesini test etti. Fiyat daha sonra 4.618,93 dolar civarında işlem görürken, değerli metal önceki seansta yaşanan kayıpların önemli bölümünü telafi etti. Yurt içinde gram altın da ons altındaki yükseliş ve döviz kurunun desteğiyle 7.160 TL seviyelerinde seyrediyor.
ONS ALTIN 4.600 DOLARIN ÜZERİNDE
Altın piyasasında alıcılı görünüm yeniden güç kazanırken, 4.600 dolar seviyesi kısa vadede önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. Piyasa verilerine göre spot altın gün içerisinde yaklaşık yüzde 0,6 değer kazanarak 4.618,93 dolara yükseldi. Sabah saatlerinde ise fiyat 4.630 doların üzerine çıkarak yukarı yönlü hareketin gücünü gösterdi. Türkiye’de gram altın yaklaşık 7.161 TL seviyesinde bulunurken, ons altın 4.627 dolar civarında güne başladı. Altındaki yükselişte Fed politikalarına ilişkin beklentilerin yanı sıra ABD’nin artan bütçe açığı, uzun vadeli tahvil piyasasındaki gelişmeler ve doların geleceğine yönelik endişeler de etkili oluyor.

KRİTİK MESAJ WARSH’TAN GELECEK
Piyasaların önümüzdeki dönemde altının yönü açısından en fazla önem verdiği gelişmelerden biri Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da yapacağı konuşma olacak. Warsh’ın 28 Ağustos Cuma günü gerçekleştirmesi beklenen konuşmada enflasyon, faiz politikası ve ABD ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin vereceği sinyaller yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Fed’in enflasyonla mücadelede nasıl bir yol izleyeceği, değerli metal açısından kritik önem taşıyor. Şahin mesajların gelmesi halinde dolar ve tahvil getirilerinde yükseliş görülebilir. Böyle bir tablo altın fiyatları üzerinde baskı yaratabilir. Buna karşılık Fed’in daha temkinli bir tutum sergilemesi ve faiz indirimi beklentilerini desteklemesi, faiz getirisi bulunmayan altın için yeni bir yükseliş dalgasının önünü açabilir.
ENFLASYONDAKİ YÜKSEK SEVİYE BELİRSİZLİĞİ ARTIRIYOR
ABD’de açıklanan temmuz ayı PCE verileri, fiyat baskılarının Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdüğünü ortaya koydu. Yıllık PCE enflasyonu temmuz ayında yüzde 3,7 olurken, Fed’in yakından izlediği çekirdek PCE yüzde 3,3 olarak kaydedildi. Veriler genel olarak beklentilerle uyumlu olsa da enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin belirsizliğin devam etmesine neden oluyor. Piyasa fiyatlamalarında eylül ayında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 38 seviyesinde bulunurken, aralık ayına yönelik faiz artışı beklentisinin yüzde 73’ün üzerinde olduğu görülüyor.
ABD’NİN BORÇ YÜKÜ ALTINA DESTEK VERİYOR
Altının yükselişinde ABD’nin mali görünümüne ilişkin kaygılar da belirleyici oluyor. ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmaya yönelik planlarının ardından tahvil getirileri ve dolar tarafında oluşan baskı, yatırımcıların alternatif değer saklama araçlarına yönelmesine katkı sağladı. Normal şartlarda yüksek faiz oranlarının faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturması beklenirken, ABD’nin borç ve bütçe görünümüne ilişkin endişeler bu etkinin bir bölümünü dengeliyor. Yatırımcılar böylece hem Fed’in para politikası sinyallerini hem de ABD’nin mali dengesindeki gelişmeleri aynı anda fiyatlıyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER DE GÜNDEMDE
Ortadoğu’daki gelişmeler de değerli metal piyasasının gündeminde kalmaya devam ediyor. ABD-İran ilişkilerine yönelik gelişmeler ve bölgede devam eden diplomatik girişimler, jeopolitik risklerin yüksek seyretmesine neden oluyor. Belirsizliğin arttığı dönemlerde güvenli liman talebinin güçlenmesi, altın fiyatlarına destek sağlayabiliyor. Ancak jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı çekerek yeni bir enflasyon baskısı oluşturması halinde Fed’in daha sıkı para politikası uygulama ihtimali de güçlenebilir. Bu nedenle jeopolitik gelişmeler altın açısından hem destekleyici hem de risk oluşturabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.

